Ana sayfan Yap   Favorilerine Ekle   E-Posta   Tavsiye Et   İletişim 
Bugün : 18 Kasım 2017   
 
 
 

Ana Sayfa

Haberler

Forum

F.Galeri

Üyeler

Sms

Z.Defteri

Video

Mp3

Canlı Y.yurt

Linkler

Radyo

YesTube
 
Forumdaki Son Cevaplar : SİTEMİZİN ALAN PARASINI YATIRARAK SİTEMİ..(MalatyaHaber) SAİME ÖZGÜR VEFAT ETTİ..(Yesilyurt) HASAN HÜSEYİN ÖZTÜFEKÇİ VEFAT ETTİ..(onbasioglu) İBRAHİM GÜRER VEFAT ETTİ..(Yesilyurt) HAYRETTİN KELEŞ VEFAT ETTİ..(Yesilyurt) İFAGAT KORKMAZ VEFAT ETTİ..(onbasioglu) VAHAP ÖNAL VEFAT ETTİ..(onbasioglu) HASAN GÜRER VEFAT ETTİ..(Yesilyurt) AYDINLATMA LAMBALARI..(onbasioglu) AHMET BAYRAM İNCİ VEFAT ETTİ..(onbasioglu)
Dalbastı Kirazı Ne Mutlu Türküm Diyene !
Kullanıcı Adı : Şifre : Güvenlik :573614 Hatırla :

  Yesilyurtunsesi.com (Yeşilyurt / MALATYA) Forum || Genel Kültür || Giysiler
   Doğal Isıtıcı : Keçe -->Bu Konuyu Şu Anda(1) Kişi Okuyor

| Word belgesi olarak kaydet

Üye
karne
[Üstad Üye]

Üye Durumu
Üyelik Bilgileri Mesaj sayısı : 788
Giriş sayısı : 0
Konu puanı : 0  Toplam P : 72
Konuya Puan ver
Üye bilgileri

Olgunluk                     
0%
Aktiflik
0%
Verimlilik
39%
Kan Grubu :
Bu konu 11.09.2008 08:30:07 tarihinde, karne tarafindan açildi.

Resimler Sadece üyeler içindir!

Keçe; koyun, keçi deve, gibi hayvanlardan kırpılan yünlerinin nem, ısı, basınç altıda birbirine kaynaştırılması sonucunda oluşan bir tür kaba kumaş. Keçenin ilk defa kimler tarafından icat edildiği ya da ilk. defa kimler tarafından kullanıldığı bilinmiyor.

Antik çağın en önemli ozanlarından olan Homeros'un M.Ö. 9. yüzyılda yazmış olduğu ünlü İlyada destanında keçe sözcüğünün geçmesi, Anadolu'da keçenin erken dönemlerde kullanıldığını gösteriyor. Yapılan arkeolojik çalışmalara göre, MÖ 5. yüzyıla kadar koyun ve keçi yetiştirilen hemen her coğrafyada keçenin izine rastlanıyor. Özellikle Orta Asya'da yaygın olarak görülen keçe, göçebeler tarafından ağırlıklı olarak çadırlarda kullanılıyordu. Çadırların dışında, giysi, yer örtüsü, semer, kolan olarak kullanılıyordu. Boğazköy - Hattuşaş yakınındaki Yazılıkaya'da bulunan kabartmaların başlarında görülen sivri külahların mühür ve diğer tasvirlerde karşılaşılan başlıkların keçeden yapıldığı tahmin ediliyor. X. yüzyıldan sonra Orta Asya'dan Anadolu'ya ve Avrupa'ya doğru başlayan göçler, keçenin daha geniş bir coğrafyaya yayılmasına neden oluyor. Anadolu Selçukluları döneminde de keçe önemli bir yer tutuyordu. Bu dönemde kaba yünlerden üretilen kalın keçeler çadır ve eyer örtüsü olarak kullanılırken, hav yünlerinden elde edilen ince ve yumuşak keçeler, giyim ve kuşam eşyalarının üretiminde kullanılıyordu. Anadolu'da keçenin önem kazanmasının bir nedeni de Mevlana Celaleddin Rumi'nin Konya'ya gelmesiyle Mevleviliğin yayılması. Çünkü bu dönemde Mevleviler halı yerine keçeden yapılmış yaygıların üzerinde oturuyor ve başlarına keçeden yapılmış, sikke adı verilen külahları takıyorlardı.

Kısaca keçenin tarihçesine baktıktan sonra keçenin özelliklerini ve nasıl yapıldığını anlatalım. Tekstil sektöründe dokunmamış bir kumaş türü olarak nitelendirilen keçe, pamuk, keten, kenevir gibi bitkisel liflerin yerine hayvansal liflerden, yani yünlerden yapılıyor. Bunun nedeni bitkisel liflerin yüzeylerinin pürüzsüz olması ve bir biriyle kaynaşmaması. Bu tip dokumalarda kullanılan bitkisel lifler birbirlerine düğümlerle bağlanırken, yünler sahip oldukları pürüzlü yüzeyleri nedeniyle birbirlerine kaynaşıyorlar. Bu özelliğinden dolayı yünler çok eski çağlardan beri dokumacılıkta ve tekstil endüstrisinde kullanılıyor. Ayrıca yünler sahip oldukları fiziksel ve kimyasal özellikleri nedeniyle diğer bitkisel liflerde bulunmayan, elastikiyet, ısıyı iyi izole etme, yüksek absorbsiyon ve az ıslanma yeteneğine sahipler. Bu nedenle yünlerden elde edilen keçeler birçok alanda kullanılabiliyor.

Yünler, deri içerisinde fölikül adı verilen yapılarda ortaya çıkıyor. Deri üzerindeki epidermis tabakasında yer alan bu föliküller içerisinden çıkan yünlerin yapısı, bizim derimizdeki kıllara benziyor. Yünler mikroskop altında incelendiğinde, dıştan içe doğru epidermis, korteks ve medulla olmak üzere üç tabakadan meydana geliyor. Epidermis, yün lifinin yüzeyini kaplayan tabaka. Bu tabakaya kütikula, dış çeper, pul tabakası veya örtü hücreleri de deniliyor. Bu tabaka, pürüzlü yapısıyla lifi dış etkilerden koruyan ve keçeleşmesini sağlayan kısmı. Görünüş olarak genelde balık pullarını andıran bu örtü hücreleri, yünün diğer liflerden ayırt edilmesini kolaylaştırıyor. Yüne dayanıklılık, elastikiyet gibi esas özelliklerini veren tabakaysa korteks tabakası. Yünün en kalın kısmı olan bu tabaka epidermisin altında bulunuyor. Amino asitlerden meydana gelen ve keratin yapıda olan korteks hücreleri; orta kısmı şişkin, uçları sivri ve iğ şeklinde oluyor. Lifin üçüncü tabakası olan medullaysa, lifin ortasında bulunan, gevşek yapılı hücrelerin kuruması sonucunda içerisi havayla dolu olan kısmı. Bu tabaka, yünün ısıtma ve su tutma özelliğini sağlıyor.

Keçe yapımına gelince, koyun, keçi ve deve gibi hayvanlardan, Nisan ya da Temmuz'da kırpılan yünler, temizlendikten sonra amaca göre sınıflandırılıyor. Kepenek, yer sergisi, halı gibi sert ve dayanıklı ürünler için hayvanın en dış postundaki kaba ve sert kıllar kullanılıyor. Daha yumuşak keçe ürünleri için orta katmanda yer alan ve vücut sıcaklığının korunmasını sağlayan yumuşak kıllar kullanılırken, tene en yakın olan ve yalıtımı sağlayan en yumuşak en ince kıllarsa. en yumuşak keçe yapımında kullanılıyor. Keçe yapılacak lifler bir hallaç yardımıyla atıldıktan sonra istenilen ölçüdeki hasır üzerine ince bir tabaka halinde seriliyor. Daha sonra bu katman ıslatılmış bir süpürge yardımıyla hafifçe sulanıyor ve üzerlerine bir kat daha yün koyuluyor. Bu şekilde istenilen kalınlığa getirilen yünlerin kenarları düzeltildikten sonra hasır sarılıyor. Hasırın zarar görmemesi için de kalın bir bez hasırın üzerine sarılıyor ve iplerle bağlanıyor. Keçe, artık tepilmeye ya da pişirilmeye hazır hale geliyor. Bu işlemin, yünlerin bir birine kaynaşması için, sıcak bir ortamda gerçekleştirilmesi gerekiyor. Bu nedenle eski dönemlerde ustalar bu tepme işini hamamlarda yapıyorlardı. Tepme işlemi ayakla yuvarlanarak (tepilerek) veya günümüzde olduğu gibi keçe tepme makinelerinde dövülerek gerçekleştiriliyor. İki kez tepme işlemi yapıldıktan sonra hasır açılarak keçenin üzerine sabunlu sıcak su dökülüyor. Sabunlu su alkali özelliğiyle keçenin pişmesini sağlıyor. Bir süre bu şekilde bekledikten sonra, yıkanarak kurutuluyor ve kullanıma hazır hale getiriliyor.

İnsanoğlu günümüzden binlerce yıl öncesinde keçeyi keşfetmemiş olsaydı, özellikle Orta Asya'da atalarımız yurt adı verilen çadırları yapamayacak ve bu nedenle yazlan serin kışları sıcak bölgelere göçmek yerine, sıcak bölgelere sığınarak, soğuğa karşı koyamaya çalışacaklardı. Bu nedenle keçe, sahip olduğumuz kültürümüzde önemli bir rol oynuyor. Ancak bu doğal malzeme, çağımızda göçebeliğin kalkması ve sentetik malzemelerin artması nedeniyle hızla yok oluyor. Son yıllarda sadece Urfa. Afyon, Konya ve Tire'de çok az miktarda üretilen keçeler çoğunlukla süs eşyaları yapımında kullanılıyor. Yakın zamana kadar keçeden yapılan ve çobanların kullandığı kepenekler de artık yerlerini elyaf montlara bırakıyor. Oysa yapılan bilimsel araştırmalar keçenin sudan etkilenmeyen ve soğuğa karşı en iyi yalıtkan malzemelerden biri olduğunu, elyaf ve silikon gibi sentetik malzemelerden de daha iyi ısıttığını gösteriyor. Bu nedenle eğer kış aylarında üşüyorsanız keçeden yapılmış giyecekler giyerek ya da onları ev döşemesinde kullanarak sizlerde daha iyi ısınabilirsiniz.

 


--------------------
İmzaBu üye silinmiştir..
Üyenin forumdaki mesajları kalıcıdır , Ancak sakıncalı olduğu varsayılan mesajları yöneticiler tarafından silinebilir..

 
11.09.2008 08:30:07
                                        

Reklam Botu


Üye
Sila44
[Korgeneral]


Üye Durumu
Üyelik Bilgileri Mesaj sayısı : 1264
Giriş sayısı : 789
Toplam P : 3
Üye bilgileri

Olgunluk                     
48%
Aktiflik
15%
Verimlilik
63%
Kan Grubu:
Bu konu 11.09.2008 15:00:44 tarihinde, Sila44 tarafindan cevaplandi.
Bilgiler icin tesekkürler. Ellerinize saglik
--------------------
İmza Kalbin aglasa da gülümse inadina...
11.09.2008 15:00:44
        

[1]
     

Foruma Açılan son 5 konu
Açan
Forum istatistikleri
HASAN HÜSEYİN ÖZTÜFEKÇİ VEFAT ETTİ..
onbasioglu
SAİME ÖZGÜR VEFAT ETTİ..
onbasioglu
İBRAHİM GÜRER VEFAT ETTİ..
onbasioglu
İFAGAT KORKMAZ VEFAT ETTİ..
onbasioglu
HAYRETTİN KELEŞ VEFAT ETTİ..
onbasioglu
Forumdaki 8 Kategoride 44 Forum var, Bu forumlara açılan 4262 Konuya 14047 Cevap yazıldı..
Üye :  Misafir : 1 Toplam : 1 Rekor :
Aktif Üyeler Aktif üye yok..
Genel Sorumlu - Yönetici - Forum Yöneticisi - Editör
Sitede aktif : 1
İyiki Doğdunuz Nice yıllara.. » scelik , » emrahucar , 
» Bugün Giriş Yapan Üyeler : 0

Bu Sitedeki Yazı ve Resimler İzinsiz Kullanılamaz Her Hakkı Saklıdır.2004© Copyright Yesilyurt Web Te@m
Sayfalarımızda kaynak belirtilerek yayınlanan haberler ilgili kaynağa aittir ve bu haberlerin kopyalanması durumunda, tüm sorumluluk kopyalayan kişi/kuruma ait olacaktır. yesilyurtunsesi.com sitesinde yayınlanan materyaller kişilere aittir. yesilyurtunsesi.com ile bir ilgisi yoktur. yesilyurtunsesi.com sadece materyallerin yayınlanmasına müsaade eder. Bu Site MSAJANS Sponsorluğu ve YEŞİLYURT BİLGİSAYAR'ın Teknik Desteğiyle Yayınlanmaktadır.
Aspsitem
Bu sayfa: 1,20 saniyede yorumlandı.