Yeşilyurt'ta Seferberlik Acısı (Tarihten)

Şimdiki gençlerin yalnızca adını duydukları ve kitaplarda rastladıkları seferberlik (I.Dünya Savaşı), Yeşilyurt için gerçek bir yıkım olmuştur.
Bölgeye yakınlığı dolayısıyla, bu savaşta, doğu bephesi ile güney cephesine en çok asker veren illerden bir tanesi Malatya'dır. Savaş süresince Yeşilyurt'tan binlerce kişi askere alınmış, yaralı, hasta ve sakatlar dahil, bunların ancak bir kısmı dönmüş, bir kısmıda tutsak edilerek, Sibirya, Mısır ve Hindistan'a götürülmüştür. Tutsaklardan yirmiye yakını yuvasına kavuşmuş, diğerlerinin ne olduğu, nerede kaldığı meçhul olmuştur.

Bir ara, 18-50 yaş arasındakilerin de silah altına alınmalarıyla büyüyen savaş ateşi kasabayı öylesine etkilemiştir ki, iş yapacak kimse kalmadığından tezgahlar durmuş, bağ ve bahçe işlerine kadınlar ve çocuklar bakmak zorunda kalmışlardır. Üst üste sonen ocaklardan bir yığın yetim kalmış, adeta insansız hale gelen Yeşilyurt, 1915 yılında birde eşkiyanın baskısına uğramıştır.

O günlerde bu insanları dut ve duttan yapılmış yiyeceklerle, kuru üzüm ölümden kurtarmıştır.

Hava değişim olarak Yeşilyurt'a dönen bir asker, gecenin geç saatlerinde, evine geldikten sonra ölünce cebinde aynı cephede askerlik yapan kardeşinin ölü kağıdı çıkmıştır. Feryat ve figan arasında, Yeşilyurt'ta yaşanmış bu olay, savaşın ne çapta bir felaket kaynağı olduğunu göstermesi bakımından, yürek sızlatıcıdır.

Savaşa girildiği gün minarelerden selahlar verilerek askerlik çağında olanlar, davul zurna eşliğinde yola çıkarak Malatya' daki "Ahz-ı Asker" asker alma şubesine teslim olmuşlardır. Hepside gönüllü olarak, adeta koşarcasına, ulaştıkları cephelerde yalnız düşmanla değil, soğuk-sıcak, bit, açlık ve bunlardan kaynaklanan çeşitli hastalıklarla da savaşmak zorunda kalmışlardır.

Gerek seferberlik diye bilinen I. Dünya Savaşında, gerekse onu takip eden Kurtuluş Savaşımız da canlarını veren şehitleri gazileri, burada rahmetle anıyoruz.

Savaş sonunda halk, dönmeyenleri için ağıtlar yakmakla yetinmiş, büyük acılarını, bağ ve bahçelerde bunları mırıldanarak, unutmaya çalışmışlardır:
""Hasan Kalesi'inde ot kucak kucak,
Kim derdiki seferberlik olacak,
Nazlı gelinleri kimler alacak,

Yüce kağ başında kar mezar mezar,
Bir şehit yatıyor, boyu ne güzel...


Haberin kaynağı : http://www.yesilyurtunsesi.com
Yesilyurtunsesi.com (Yeşilyurt / MALATYA)